Terapiler
Kaygı ve Anksiyete Terapisi
Etiler, İstanbul'da kaygı bozuklukları, panik atak, sosyal kaygı ve fobiler için kanıta dayalı psikoterapi. Kaygı hayatınızı daraltmaya başladıysa destek alabilirsiniz.
Randevu AlKaygı Bozukluğu Nedir?
Kaygı bozukluğu, gerçek bir tehdit olmadığı hâlde ortaya çıkan ya da tehditle orantısız şekilde yoğun yaşanan, kişinin günlük yaşamını kısıtlayan kaygı durumlarının genel adıdır. Kaygının süreklilik kazanması, kontrol edilememesi ve kaçınma davranışlarına yol açması temel ayırt edici özelliklerdir.
Kaygı kendi başına bir sorun değildir; bizi hazırlayan ve koruyan doğal bir sistemdir. En pratik ölçüt şudur: kaygı sizi hazırlıyorsa işlevseldir, hayatınızı daraltıyorsa destek gerektirir. Kalabalıktan, sunumlardan, asansörden ya da yalnız kalmaktan uzak durmaya başladıysanız, bu kaçınma çoğu zaman en belirgin işarettir.
İyi haber şu: kaygı bozuklukları, psikoterapiye en iyi yanıt veren psikolojik güçlükler arasındadır. Etiler, İstanbul'daki merkezimde başta bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve kademeli maruz bırakma çalışmaları olmak üzere bilimsel dayanağı güçlü yöntemlerle çalışıyorum. Burada iyileşme, kaygının tamamen yok olması değil; kaygının yaşamınızı yönetmeyi bırakması anlamına gelir.
Kaygı Terapisi Nasıl Destek Olur?
01
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Kaygı bozukluklarında en güçlü kanıta sahip yöntemdir. Kaygıyı besleyen felaketleştirici düşünce kalıplarını belirleyip bunlara meydan okumaya odaklanır.
02
Kademeli Maruz Bırakma
Kaçındığınız durumlara en az kaygı veren adımdan başlayarak, tamamen sizin onayınız ve hızınızla yaklaşırız. Amaç dayanmak değil, korkulan sonucun gerçekleşmediğini deneyimlemektir.
03
Kaçınma Döngüsünü Kırma
Kaçınmak kısa vadede rahatlatır ama kaygıyı uzun vadede büyütür. Bu döngüyü birlikte görünür kılıp adım adım tersine çeviriyoruz.
04
Bedensel Belirtilerle Çalışma
Çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtilerin felaket olarak yorumlanmasını değiştiriyor, nefes ve gevşeme teknikleriyle uyarılmayı düşürmeyi çalışıyoruz.
05
Farkındalık Temelli Yaklaşımlar
Kaygılı düşüncelerle mücadele etmek yerine onlara kapılmadan yer açmayı sağlayan kabul ve farkındalık temelli tekniklerden yararlanıyoruz.
06
Gerektiğinde Hekim İş Birliği
Belirtilerin çok yoğun olduğu durumlarda sizi bilgilendirir ve psikiyatri değerlendirmesi için yönlendirme yaparım; ilaç kararı yalnızca hekime aittir.
Kaygı Terapisinde Terapistin Rolü
01
Ayrıntılı Değerlendirme
Kaygınızın türünü, ne zaman başladığını, hangi durumlarda yükseldiğini ve yaşamınızı nerelerden daralttığını birlikte netleştiriyoruz.
02
Kaygıyı Anlaşılır Kılma
Bedeninizde olup biteni açıklıyorum. Yaşadığınız belirtilerin nereden geldiğini anlamak, çoğu danışan için tek başına rahatlatıcıdır.
03
Somut Teknik Öğretimi
Düşünce kaydı, nefes çalışmaları ve kaygı anında uygulanabilir baş etme araçları gibi doğrudan kullanabileceğiniz beceriler kazandırıyorum.
04
Hızı Sizinle Belirleme
Maruz bırakma adımlarında hızı siz belirlersiniz; hazır hissetmediğiniz bir adıma asla zorlanmazsınız.
05
Kalıcılığı Sağlama
Süreç sonunda kaygının yeniden yükseldiği dönemlerde kendi başınıza uygulayabileceğiniz bir plan oluşturuyoruz.
Hangi Kaygı Türleriyle Çalışıyoruz?
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Belirli bir nedene bağlanamayan, sürekli ve yaygın endişe hâli; zihni durduramama, odaklanma güçlüğü ve kas gerginliği eşlik edebilir.
Panik Bozukluk
Dakikalar içinde tepe noktasına ulaşan, çarpıntı ve kontrolü kaybetme korkusunun eşlik ettiği ani panik atak nöbetleriyle seyreden tablo.
Sosyal Kaygı Bozukluğu
Olumsuz değerlendirilme korkusu nedeniyle sunum yapmaktan, telefonla konuşmaktan veya sosyal ortamlara girmekten kaçınma. Utangaçlıktan farklı olarak yaşamı belirgin şekilde kısıtlar.
Özgül Fobiler
Uçak, asansör, yükseklik, iğne veya hayvan korkusu gibi belirli bir nesne ya da duruma yönelik yoğun korku ve kaçınma.
Sağlık Kaygısı
Ciddi bir hastalığa yakalanma düşüncesinin yoğun endişe yaratması; tekrarlayan doktor kontrolleri ya da tam tersine muayeneden kaçınma ile kendini gösterir.
Ayrılık ve Terk Edilme Kaygısı
Yakın olunan kişilerden ayrı kalmaya ya da terk edilmeye dair yoğun endişe; ilişkilerde sürekli güvence arayışına yol açabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaygı bozukluğu nedir?
+
Kaygı bozukluğu, gerçek bir tehdit olmadığı hâlde ortaya çıkan ya da tehditle orantısız şekilde yoğun yaşanan, kişinin günlük yaşamını kısıtlayan kaygı durumlarının genel adıdır. Kaygının süreklilik kazanması, kontrol edilememesi ve kaçınma davranışlarına yol açması temel ayırt edici özelliklerdir.
Normal kaygı ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?
+
Normal kaygı belirli bir duruma bağlıdır, o durum geçtiğinde azalır ve kişiyi hazırlıklı olmaya yönlendirir. Kaygı bozukluğunda ise kaygı somut bir nedene bağlanamaz veya nedenle orantısızdır, uzun süre devam eder ve kişiyi bazı yer, kişi ya da durumlardan kaçınmaya iter. En pratik ölçüt şudur: kaygı sizi hazırlıyorsa işlevseldir, hayatınızı daraltıyorsa destek gerektirir.
Kaygı bozukluğunun belirtileri nelerdir?
+
Zihinsel belirtiler arasında sürekli kötü bir şey olacağı hissi, zihni durduramama, odaklanma güçlüğü ve karar verememe yer alır. Bedensel belirtiler ise çarpıntı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, terleme, titreme, mide-bağırsak şikâyetleri, kas gerginliği ve uyku bozukluğudur. Kalabalıktan, sunumlardan veya yalnız kalmaktan uzak durmak gibi kaçınma davranışları çoğu zaman en belirgin işarettir.
Panik atak sırasında ölür müyüm ya da kontrolümü kaybeder miyim?
+
Hayır. Panik atak yoğun rahatsızlık verir ancak tıbbi olarak tehlikeli değildir ve kendiliğinden sona erer; atakların çoğu 10-20 dakika içinde şiddetini kaybeder. Yaşadığınız bedensel belirtiler, vücudun tehdit karşısındaki alarm sisteminin gereksiz yere devreye girmesinden kaynaklanır. Terapide çalışılan şeylerden biri, bu belirtilerin felaket olarak yorumlanmasını değiştirmektir.
Sosyal kaygı utangaçlıktan farklı mı?
+
Evet. Utangaçlık bir mizaç özelliğidir ve genellikle yaşamı kısıtlamaz. Sosyal kaygı bozukluğunda ise başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusu o kadar yoğundur ki kişi sunum yapmaktan, telefonla konuşmaktan, yemek yemekten ya da sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Bu kaçınma iş, eğitim ve ilişki yaşamında belirgin kayıplara yol açar.
İlaç kullanmam gerekir mi?
+
Hafif ve orta düzeydeki kaygı bozukluklarında psikoterapi tek başına yeterli olabilir. Belirtilerin çok yoğun olduğu ve kişinin günlük işlevselliğini sürdüremediği durumlarda ilaç desteği faydalı olabilir; bu karar yalnızca psikiyatri hekimi tarafından verilir. Gerekli gördüğümde sizi bilgilendirir ve uygun bir hekime yönlendiririm. Hâlihazırda ilaç kullanıyor olmanız terapiye başlamanıza engel değildir.
Kaygı ve depresyon birlikte görülebilir mi?
+
Evet, kaygı bozuklukları ve depresyon sıklıkla bir arada görülür; yoğun kaygı zamanla umutsuzluk ve enerji kaybına dönüşebilir. İlk görüşmede her iki tabloyu da değerlendirerek çalışmayı buna göre şekillendiririz. Depresyon terapisi hakkında bilgi alın
Ofise gelmek bile bana kaygı veriyor, online seans mümkün mü?
+
Evet, güvenli görüntülü görüşme platformları üzerinden online seans yapılmaktadır. Özellikle panik bozukluk ve agorafobi gibi tablolarda ilk görüşmelere online başlayıp süreç ilerledikçe yüz yüze geçmek yaygın ve etkili bir yoldur. Ofisimiz Etiler'de, Nisbetiye Mahallesi Ahmet Adnan Saygun Caddesi üzerindedir; bu konudaki zorlanmanızı ilk görüşmede paylaşmanız yeterlidir. Hemen randevu talebi oluşturun
İletişim
Birlikte Başlayalım
İlk adımı atmak için buradayım. Sorularınız için bana ulaşın veya hemen randevu alın.
Telefon
+90 501 264 84 84
E-posta
bilgi@mertkocak.com
Adres
Nisbetiye, Ahmet Adnan Saygun Cd. Menekşe 1 Blok No:2 D:3, 34337 Beşiktaş/İstanbul
Çalışma Saatleri
Mesaj Gönderin
En kısa sürede size dönüş yapacağım.
© 2026 Mert Koçak. Tüm hakları saklıdır.
